KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/9513 E., 2017/801 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2017
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının arttırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, kendisi ve ortak çocuklar için ödenen nafakaların yeterli olmadığını ileri sürerek ödenen nafakaların toplam 740.00.- TL ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı, 08/09/2015 tarihli duruşmada talebini aydınlatarak kendisi için aylık 240.00.- TL,ortak çocuklar .... ve ... için aylık 250.00.- şer TL nafaka istediği belirtmiştir.
Davalı, ortak çocuklardan .........'un ergin olduğunu, kendisinin zor geçindiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; ortak çocuk ......... ergin olduğundan annenin onun için açtığı davanın reddine, davacı için aylık 250.00.- TL yoksulluk , ortak çocuklar .... ve ... için aylık 150.00.- şer TL iştirak nafakası ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
...- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- HUMK.'nun 74. maddesi (6100 sayılı HMK'nun 26. maddesi) gereğince hakim, iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda; davacı kendisi için aylık 240.00.- TL yoksulluk nafakası talep etmiş, mahkeme ise aylık 250.00.- TL yoksulluk nafakası takdir etmiştir . Mahkemece; davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak, yapılacak yargılama sonunda varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; talebin aşılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup , bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/9513, K. 2017/801, 6 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama