KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/9828 E., 2017/17659 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2017
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile 02.03.2005 noterde adi ortaklık sözleşmesi yaparak ticari araç satın alarak işletmeye karar verdiklerini, 123.000 TL bedelle ... plakalı aracın satın alındığını, araç bedeli için davalı adına 100.000 TL kredi çekildiğini, 23.000 TL’nin davacı tarafından ödendiğini, aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle aracın davalı adına tescil edildiğini, 2005 yılından beri aracın ortaklık adına davalı tarafından işletildiğini, ancak davalı tarafından davacıya hesap verilmediğini, güven ilişkisinin zayıfladığını belirterek, ... plakalı aracın mülkiyetinin ½ hissesinin davacıya ait olduğunun tespiti ve tescili ile davacı hissesine düşen kar payının faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı; ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, aracı birlikte satın aldıklarını, ancak sonra 65.000 TL araç hissesi karşılığının davacıya ödediğini, davacının ortaklık hakkı kalmadığını belirterek, davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile ... plakalı çekicinin 1/2 hissesi mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine ve trafik siciline tesciline, ortaklık kar payı olan 1.000 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte 54.545 TL'nin ıslah tarihi olan 07.07.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın tüm ve davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dosya kapsamından, tarafların noterde aralarında düzenledikleri "Adi Ortaklık Sözleşmesi" ile adi ortaklık kurup, nakliyecilik uğraşı ile ilgili anlaşma yaptıkları, daha sonra 06.03.2006 tarihli “ibraname” başlıklı belgede “... İcra Müdürlüğünde borçlu ... hakkında başlatmış olduğum 2006/76 Esas sayılı dosyadan alacağımın tamamını
borçludan aldım. Dosyadan alacağım kalmamıştır. İbra ederim. 06.03.2006” şeklinde düzenleme yapıldığı, sözkonusu ibraname başlıklı belgenin alacaklı ve borçlularla iki şahit tarafından da imzalandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen “ibraname” nin aksinin davacı tarafından ispatlanamadığı, söz konusu belgeye göre, davacının adi ortaklıktan kaynaklanan hak ve alacaklarının ödendiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-) Yargılama sonucunda tesis edilen tescil işlemi, idari bir işlem olup trafik kaydındaki tescilin iptali ile tescile karar verilmesi, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı bir karardır. Oysa adli yargı yerinde, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemez.Bu nedenle mahkemenin ilgili aracın davacı adına tespiti ile aracın trafik sicil kaydının davacı adına tesciline yönünde hüküm tesis etmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/9828, K. 2017/17659, 14 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama