KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/10783 E., 2018/11641 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2018
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmiş ise de, temyize konu edilen kararda dava değeri, duruşma sınırının altında olduğundan, duruşma isteğinin miktar miktar yönünden reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteğinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalının maliki bulunduğu aracı harici satış sözleşmesi ile 08/04/2008 tarihinde 6.500,00 TL bedelle satın aldıktan sonra aracı haricen dava dışı ...'e sattığını, davalının borcundan dolayı aracın trafik kaydına haciz konulduğunu, ...'ün elinden alınıp icra yoluyla satıldığını, bunun üzerine ...'ün dava açarak ödemiş olduğu araç bedelini talep ettiğini, davanın kabulü üzerine 27.017,27 TL ödeme yaptığını, davalıya ödediği 6.500,00 TL yönünden davalının sebepsiz zenginleştiğini, aracın 2015 yılı piyasa rayiç bedelinin 12.000,00 TL olduğunu, bu bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine ...
3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8605 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; dava dışı üçüncü şahıs ... tarafından davacı aleyhine açılan davada dava dilekçesinin dosyamız davacısına 09/07/2010 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, davacının, davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğinden bu tarih itibariyle haberdar olup, geri isteme hakkını öğrendiğini, 09/07/2010 tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 08/04/2008 tarihli harici araç satış sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların mülkiyetini nakledici nitelikteki sözleşmelerin noterde yapılması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yapılan sözleşmeler hukuken geçersizdir. O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince geri isteyebilirler. Esasen, bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Somut olayda; uyuşmazlık geçersiz dahi olsa sözleşme ilişkisinden doğduğu için olaya TBK’nun 146. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Buna göre, harici sözleşme ile satışın yapıldığı 08/04/2008 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 08/07/2015 tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.
O halde mahkemece, davalının zamanaşımı def’inin reddi ile işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/10783, K. 2018/11641, 15 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama