KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/10900 E., 2018/11560 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2018
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının 21/06/2012 günü belindeki ağrılardan şikayetle ... mahallesinde bulunan davalılardan ... işlettiği ...eczanesine giderek ... kesici bir iğne yaptırmak istediğini, eczacı kalfası olan davalının davacıya iğne yaptığını, bu iğneden sonra bacağının uyuştuğunu ve ayağa kalkamadığını, daha sonradan kalfanın hatalı enjeksiyon yaptığının ortaya çıktığını, bu hata yüzünden davacının uzun süre tedavi gördüğünü ve buna rağmen bacağında kalıcı sakatlık meydana geldiğini belirterek; fazlaya dair hakları saklı kalarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını,ceza yargılamasında sanık tarafından davacının maddi zararının giderildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 35.558,72 TL maddi tazminatın 21/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, haksız fiil nedeniyle yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır.
Somut olayda; dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davacı, hatalı iğne vurulması neticesinde meydana gelen daimi iş gücü kaybından dolayı tazminat istediğine göre davanın sonucunu maluliyet durumunun tespiti belirleyecektir.
Yargılama sırasında ...Üniveristesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığı Şube Müdürlüğünden alınan raporda davacının yüzde 22.2 maluliyet oranı olduğu belirtilmiştir.Oysa, bu rapor maddi tazminat yönünden hükme esas alınacak nitelikte değildir.
Mahkemece, davacının maluliyet oranının tespiti için ... ihtisas Kurulundan rapor alınarak belirlenen maluliyet oranı gözetilerek davacı yararına maddi tazminatın yeniden değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/10900, K. 2018/11560, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama