KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/11359 E., 2017/10085 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2017
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan kira kontratına göre müvekkilinin davalıya aylık 1.750,00 TL ödemeyi kabul ettiğini, kiralayan olan davalı ...
Aş.'nin ise kiralananı işyeri olarak kullanmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, kira kontratında kiralananın mesken niteliğinde olduğunu, kiralama amacının ise anonim şirketin merkez ofisi olarak kullanılacağının açıkça görüldüğünü, kira kontratının başladığı tarih olan 01/09/2012 tarihinden itibaren davacının dava konusu kiralananı şirket merkezi olarak kullanmaya başladığını, bu yere şirket amacına uygun masraflar yapıldığını, kiralananın bulunduğu sitenin genel kurulunda 21/11/2012 tarihinde alınan 4 nolu ara kararında mesken vasfındaki dairelerin ofis, işyeri, dernek v.s olarak kullanılmaması,
tabela ve benzer hiçbir materyalin asılmamasına karar verildiğini, bu karar gereği olarak da müvekkil şirketin tabela asamadığını, ticari faaliyetinin sekteye uğradığını ve site yönetimince dairenin boşaltılması yönünde baskıya maruz kaldıklarını, kiralananı kullanamayınca ihtarname ile davalı tarafa kullanım hakkının sağlanamaması halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini ancak ihtarnameye cevap verilmediğinden dairenin şubat ayı içinde boşaltıldığını, bunun üzerine davalı tarafından Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün 2013/796 esas sayılı dosyasıyla ödenmeyen kira bedelleri için icra takibi başlatıldığını,
sözleşmeyi feshettiğinden kira borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, davalı yanın kötü niyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2012 Aralık ve 2013 Ocak aylarına ait kira bedellerini ödemediğini, taşınmazı boşalttığını iddia ettiği Şubat ayında birikmiş kira borçlarının bulunduğunu, bu nedenle aleyhine icra takibi yapıldığını, davacının kira akdini feshetmediğini, taşınmazı müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin yasa gereği kendi üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün 2013/796 esas sayılı takip dosyasından dolayı 1.750,00 TL yönünden davacının davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmişir.
1-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; HUMK.nun 21.07.2004 tarih 5219 sayılı Kanunla değişik 427.maddesi uyarınca miktar veya değeri 2.080,00 TL'sını geçmeyen taşınır ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Davada kabul edilen dava değeri 1.750,00 TL olduğundan davalının hükmü temyiz hakkı yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.03.2005 tarih ve 9-82 esas ve 126 karar sayılı ilamı uyarınca kesinlik miktarı hüküm tarihine göre belirlenir. Bu nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/11359, K. 2017/10085, 14 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama