KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/11412 E., 2017/12432 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir."
"(Ek fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."
Belirtilen yasal düzenleme uyarınca, muhataba çıkarılacak tebligat, öncelikle muhatabın bilinen en son adresinde Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre yapılacak, bilinen en son adrese çıkartılan bu tebligattan sonuç alınamaz ise, Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereği muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak (Tebligat Kanunu'nun madde 21/2 uyarınca) tebliğ işlemleri yapılacaktır.
Tebligat Kanununun 35.maddesine göre; ''Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.''
7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 57.maddelerine göre tebligat yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına çıkarılan gerekçeli kararın, evrak üzerindeki adresin muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı, eş söyleyiş ile evrak üzerinde "mernis şerhi" bulunmadığı, doysa kapsamı itibari ile de bu adresin muhatabın adres kayıt sistemine kayıtlı adresi olup olmadığının belirlenmediği, bu haliyle yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/11412, K. 2017/12432, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama