KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/11550 E., 2018/1012 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2018
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uyarlama davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; 03.12.2012 tarihinde açtığı dava ile davaya konu taşınmazda 2.195 m2 lik dükkanın henüz kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmadan bir bütün olarak davalıya kiraya verildiğini, daha sonra kat mülkiyetine geçilmesi üzerine davaya konu 45 nolu bağımsız bölümün davacılar tarafından eski ... ... Ltd. Şti'nden satın alındığını, sözleşmede kira bedelinin aylık cironun KDV hariç kısmının % 2,5'i olduğunu, bununda ortalama 9.600 TL'ye isabet ettiğini belirterek aylık kira bedelinin uyarlama yapılarak 20.000 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; sözleşmenin başlangıcının üzerinden henüz dört yıl geçtiğini mevcut kiranın emsallerin altında olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 15.000 TL olarak uyarlanmasına dair verilen karar, davalının temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/1566-2519 esas-karar sayılı ilamı ile bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile kira bedelinin aylık 16.800 TL olarak uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-"Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde,Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka,taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay'ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık,temyiz eden tarafın,önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir." (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737)
Somut olayda, mahkemece verilen ilk kararda aylık kira bedelinin 15.000 TL olarak uyarlanmasına karar verilmiş, anılan bu karar sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve dairece bozulmuştur. Bozmaya uyulduktan ve bozma gerekleri yerine getirildikten sonra bu defa aylık kira bedelinin 16.800 TL olarak uyarlanmasına karar verilmiştir. Oysa, önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması ve kira bedelinin brüt olarak belirtilmesi gerekirken, hükmedilen kira bedelinin brüt mü net mi olduğunun belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/11550, K. 2018/1012, 13 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama