KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/11766 E., 2017/7747 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin, 01/02/2009 tarihli sözleşme ile davalıya ait taşınmazı kiraladığını, kiralananın iyileştirilmesi amacıyla bir çok imalat/masraf yapıldığını belirterek iyileştirme amaçlı olarak yaptığı imalat, bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 24.767.TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 23.854,35 TL'nin 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden bakiye kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usulü işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Tüzel kişiliğin son bulması ile artık eski tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulur. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu re'sen göz önünde bulundurması zorunludur.
Somut olayda, yargılama devam ederken, davacı şirketin kaydının ticaret sicilinden resen silindiği anlaşılmıştır. Mahkemece, bu husus değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda ticaret sicilinden resen silinen davacı şirket hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/11766, K. 2017/7747, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama