KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/11879 E., 2017/9256 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2017
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıların kiracı bulunduğu 9 nolu daireyi 05.11.2012 tarihinde satın aldığını, ödenmeyen kira bedelinin tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalıların haksız olarak borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar;10 nolu dairede oturduklarını kiracı olmadıklarını, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile takibin devamına ve davalıların dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 190.maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. HMK’nun 189/3.maddesi uyarınca kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz. Aynı yasanın 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri 2.500 Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Olayımıza gelice; Davacı, sözlü kiralama sözleşmesine dayanarak davalılardan aylık 1.000 TL üzerinden 14 aylık kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalılar ise taraflar arasında yazılı ve sözlü kira ilişkisi bulunmadığını, kendilerinin 10. Nolu dairede oturduğunu, davacının satın aldığı dairenin ise 9 nolu daire olduğunu savunmuştur. Somut olayda davacı kira ilişkisinin varlığından hareketle alacak isteminde bulunduğuna göre kira ilişkisinin varlığını ispat külfeti davacıya aittir. Davacı yazılı delillerle kiracılık ilişkisini kanıtlayamamıştır. Bu durumda Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/11879, K. 2017/9256, 7 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama