KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/11956 E., 2017/12958 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2017
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen iştirak ve yoksulluk nafakasının arttırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, ...Asliye Hukuk ( Aile) Mahkemesinin 2010/161 Esas ve 2012/151 Karar sayılı ilamı ile kendi lehine aylık 100,00 TL yoksulluk nafakası, müşterek çocukları ... ve ...için aylık 100,00’er TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; aradan geçen zamanda nafakaların günün ekonomik koşullarına göre ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını, bu nedenle yoksulluk nafakasının 500,00 TL'ye, iştirak nafakalarının ise 250,00’şer TL 'ye çıkarılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 100,00 TL olan yoksulluk nafakasının, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 400,00 TL'ye, müşterek çocuk ... için iştirak nafakasının aylık 250,00 TL'ye ...için ödenen iştirak nafakasının ise aylık 200,00 TL’ye çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılması istemlerine ilişkindir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının, yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazına gelince;
TMK.nun 176/4.maddesi uyarınca “ tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” Yasa hükmünde de açıkça ifade edildiği gibi, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Belirtilen yönde yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı
davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE endeks artış oranlarına göre artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Dosya kapsamından, ...Asliye Hukuk ( Aile) Mahkemesinin 12.04.2012 tarih, 2010/161 E, 2012/151 K sayılı boşanma ilamı ile davacı lehine aylık 100,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, temyize konu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık dört yıllık süre geçtiği, davacının iş buldukça çalıştığı, günlük 30 TL yevmiye aldığı, iki çocuğu ile birlikte kirada oturduğu, aylık 250 TL kira ödediği, davalının ise Esnaf ve Sanatkarlar Odasında kaydı olup, elektrik tesisat malzemesi perakende ticareti ile uğraştığı, kendi evinde eşi ve anneannesi ile birlikte oturduğu anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiş olup, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yoksulluk nafakasının niteliği, ekonomik göstergelerdeki olumsuz değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, iki dava tarihi arasındaki endeks artış oranları ve TMK'nun 4. maddesinde vurgulanan "hakkaniyet" ilkesi de dikkate alınarak; yoksulluk nafakasının ÜFE artış oranında artırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yoksulluk nafakasının fazladan artışına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/11956, K. 2017/12958, 28 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama