KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/11992 E., 2017/7276 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2017
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalıların müvekkilin paydaşı olduğu 313 ada 1 parsel sayılı taşınmazda farklı zamanlarda kiracı olarak oturduklarını ve kira borçlarını ödemediklerini belirterek ...'tan 6.120 TL, ...'dan 4.208 TL, ...'dan 4.480 TL nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., taşınmazı 24/02/2010 tarihinde.....'dan kiraladığını ve kira bedellerini.....'a ödediğini beyanla davanın reddini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından, kiraya veren sıfatı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut tapu kaydına göre davacının 313 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 1/15 payı olduğu, taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğu anlaşılmıştır. Davacının, paylı mülkiyete tabi taşınmazda, payı oranında kira parası istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken davacının kiraya veren olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/11992, K. 2017/7276, 16 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama