KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/12509 E., 2017/18188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2017
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ile davalılar ..., ... ve ... aralarındaki tapu iptal ve tescil davasına dair ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 03/12/2015 günlü ve 2015/361 E. - 2015/565 K. sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 15/02/2017 günlü ve 2016/5819 E. - 2017/1380 K. sayılı ilama karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davacı ve davalıların ortak murisi ... adına kayıtlı olan ... İli, ... İlçesi, 2. Bölge ... Mahallesi, ... Mevkii 66 Pafta, 906 Ada 1 parsel nolu taşınmazın üzerine, davacının da para göndererek 4 katlı bina inşaa ettirdiklerini, muris ...'in en çok para gönderene binanın girişindeki dükkan ve bodrum kattaki depoyu vereceğini beyan ettiğini, binanın yapımı için davacının diğerlerine göre daha fazla para gönderdiği için murisin ...
Noterliğinden yaptığı 08/09/2005 tarihli ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vasiyetname ile binanın girişindeki dükkan ile bodrum kattaki depoyu davacıya bırakmayı vasiyet ettiğini, ancak davalılardan ...'in muris ... üzerinde baskı oluşturarak bu vasiyetnameyi aynı noterlikten 11/08/2009 tarihinde ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vasiyetten rücuname ile iptal ettirdiğini, dava konusu taşınmazın giriş katındaki bir adet dükkan ve bodrum katta bulunan bir adet deponun tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...; muris babaları adına kayıtlı dava konusu taşınmaz üzerine kendisi, davacı ... ile ...'in eşi murise para göndererek 4 katlı bina inşaat ettirdiklerini, murisin en çok para gönderene binanın girişindeki dükkan ve bodrum kattaki depoyu vereceğini beyan ettiğini, bu nedenle açılan davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Diğer davalılar; davanın reddini, dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 13.05.2014 günlü ve 2014/1216 E ve 2014/7454 K.sayılı ilamı ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, onama kararına karşı davacı vekili tarafından karar
düzeltme istemi üzerine Dairemizin 11.06.2015 gün ve 2015/3643 Esas- 2015/10954 Karar sayılı ilamı ile "....kabule yönelik beyanda bulunan ...'in usulüne uygun kabule yönelik beyanları nazara alınarak davalı ... yönünden davanın kabulü cihetine gidilmesi gerekirken ; davalı ...'in HMK 308 maddesi uyarınca alınan kabule yönelik beyanları gözardı edilerek davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir" gerekçesi ile karar düzeltme talebinin kabulü ile; Dairemizin 13.05.2014 günlü ve 2014/1216 E.-2014/7454 K.sayılı onama kararının kaldırılmasına, ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2013 Tarih ve 2010/411 E.-2013/50 K.sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harçlardan davalı ...'nin sorumluluğu cihetine gidilmiştir.Davacı ve davalı ... tarafından söz konusu kararın temyizi üzerine; Dairemizin 15.02.2017 günlü ve 2016/5819 E ve 2017/1380 K.sayılı ilamı ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, sözkonusu onama kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur .
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair karar düzeltme istemleri yerinde değildir.
2- Davalı, davanın açılmasından dava hakkında verilen hükmün kesinleşmesine kadar davayı kabul edebilir.
Davayı kabul ile dava konusu uyuşmazlık ve bununla dava, esastan sona erer. Kabul, kayıtsız ve şartsız olacağından (...m.309/4)7, şarta bağlı kabul geçerli değildir.
Davalının davayı (tamamen) kabul etmesi üzerine, kabulün geçerli olduğu ve bununla dava konusu uyuşmazlığın son bulduğu kanısına varan mahkeme, kabul nedeni ile davanın kabulüne karar verir.
Davayı kabul eden davalı, kural olarak davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir (...m.312/1). Kabul talep sonucunun bir kısmına ilişkinse, yargılama giderlerine mahkûmiyet ona göre belirlenir.
Davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez ( ...m.312/2).
Somut olay değerlendirildiğinde davacı taraf dava dilekçesinde; davalılardan ...'in dava konusu yerlerin davacıya ait olduğunu kabul ettiğini, tapuyu vermeye hazır olduğunu, ancak zorunlu dava arkadaşlığından dolayı kendisine davayı yöneltmek zorunda kaldıklarını ileri sürmüş, davalı ... süresinde verdiği cevap dilekçesinde davayı kabul etmiştir.
Bu durumda davalı ...'in davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyle sebebiyet vermediği, süresinde davayı kabul ettiği anlaşıldığından mahkemece yargılama gideri ödemeye mahkum edilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün, HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/12509, K. 2017/18188, 26 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama