KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/12577 E., 2018/6206 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2018
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki kiracılık sıfatının tespiti istemine ilişkin asıl dava ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkin birleşen davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-b.davalı vekili ve davalı-b.davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı-Birleşen davanın davalısı 19.03.2014 tarihinde açtığı asıl davada. Taraflar arasında düzenlenen 20.04.2011 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinin süresinin dolduğunu, sözleşmenin yenilenmeyerek kira süresinin uzatılmayacağı ve söz konusu kiralananın 2886 sayılı yasa ve ilgili yönetmelikler gereği tahliye edileceğinin davacı tarafından ihtaren bildirildiğini ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 2886 sayılı yasa kapsamında olmadığını,
bu nedenle bu yasa hükmünün uygulanamayacağını belirterek taraflar arasındaki kira ilişkisinin devam ettiğine karar verilerek muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.Davalı- Birleşen davanın davacısı 16.05.2014 tarihinde açtığı birleşen davada ;Taraflar arasında 20.04.2011 başlangıç tarihli 3 yıl süreli taşınmaz mal kira sözleşmesi bulunduğunu ve kira sözleşmesinin 20.04.2014 tarihinde sona erdiğini ,
davalıya kiralanan taşınmazın kira süresi sonunda tahliyesi yönünde ihbarlar yapıldığını belirterek sözleşmenin uzamasına fiilen ve zımnen muvafakat edilmeyerek sözleşme süresinin uzatılmayacağı bildirildiğinden davalının kiralanan taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davaya ilişkin yapılan önceki yargılamada davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2015 tarih, 2015/3132 Esas, 2015/11384 Karar sayılı ilamı ile davalı Rektörlük hakkında 2886 sayılı Kanunun 75. maddesinin 3. ve 4. fıkrasının uygulanabilmesinin mümkün olmadığı, kiralananın galip vasfı tespit edilerek uygulanacak yasa hükmü belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Asıl davaya ilişkin bozma ilamı üzerine ...3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/662 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmek suretiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkemece,kiralanan taşınmazın galip vasfının çatılı olduğu belirtilerek asıl davanın kabulü ile kiracılık sıfatının tespitine , birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında düzenlenen 20.04.2010 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Kira sözleşmesinde kiralanan taşınmazın yüzölçümü 1.452 m² ve kiralama amacı da akaryakıt istasyonu olarak belirtilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan Harita Mühendisi tarafından hazırlanan 14.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda , davaya konu 179 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 170,51 m² ve 158,44 m ² yüzölçümlerine sahip toplamda 328,95 m² olan 1 ve 2 no'lu yapıların kafeterya olarak kullanılmakta olduğu , bitişik nizamdaki yapılardan 148,77 m² alana sahip 3 no'lu yapının ise market olarak faaliyet gösterdiği ayrıca parsel üzerinde 76,15 m² personel binası ve 14.27 m² depo binası bulunduğu ,
vaziyet planında petrol istasyonu alanı olarak gösterilen bölümün 1.815 m² alana sahip ve bu alandaki pompalarının olduğu bölümün üstünde ise 275,31 m² alana sahip kanopi çatının yer aldığı ;İnşaat Mühendisi tarafından hazırlanan 18.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu tesisin ana başlıklarla 275,31 m² alanlı petrol istasyonu, 148,77 m² alanlı market bölümü, 158,44 m² alanlı kafeterya bölümü, 170,51 m² alanlı kafeterya teras bölümü, 76,15 m² alanlı personel binası ile çocuk oyun parkı, yeşil alan ve yeraltı tanklarının bulunduğu kısımlardan oluştuğu.
Petrol istasyonu araç yakıt dolumu yapan pompaların bulunduğu yerin üst bölümü, market bölümü, kafeterya ve teras bölümleri ile personel binası bölümlerinin kapalı alanlar olup çocuk oyun parkı, yeşil alanlar ve benzin istasyonu dahilindeki araç yakıt dolumu yapan pompaların bulunduğu yer hariç beton kaplamalı yerlerin açık alanlar olarak tespit edildiği.
Aldırılan 06.10.2016 tarihli ek raporda da asıl raporda detaylı açıklanarak kapalı alanlar olarak belirlenmiş olan bölümlerin işyeri kavramının ticari, ekonomik v.b faaliyetlerin yürütüldüğü alan tanımlamasına uymasından ve kiralananın en azından baskın karakterinin bu faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin olması gerektiği hususlarından hareketle dava konusu kiralananın üstün vasfının çatılı işyeri olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş ve Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda kiralananın galip vasfının çatılı olduğu gerekçesiyle karar verilmiş ise de bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın nitelik ve yüzölçümü itibariyle belirtilen
bölümleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde ve ilgili raporda kapalı alan olarak belirtilen 275,31 m² alanlı pompalarının bulunduğu petrol istasyonu bölümünün nitelik itibariyle ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre bilirkişi raporunda belirtilenin aksine
açık alan niteliğinde bulunduğu nazara alındığında dava konusu 1.452 m² alanlı kiralanan taşınmazın galip vasfının çatısız olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu yönde bir değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
MT/MG
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/12577, K. 2018/6206, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama