KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/12714 E., 2019/1051 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2019
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının Müsteşarlık müşaviri olarak atanmış olduğu Kasım 2008 tarihinden Mart 2009 tarihine kadar müşteşarlık ve uzman kadrosunun farklı olması sebebiyle davalıya fazladan 3.322,19 TL ödeme yapıldığını, bu dönemler arası talep edilen alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; fazla ödenen 3.322,19 TL ile 1.619,47 TL işlemiş faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya yersiz ödenen maaş farklarının iadesi talebine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava dilekçesi içeriğinden davanın kabulü ile ile alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ettiği ancak hükümde dava tarihine kadar olan alacak için faiz hesaplaması yapıldığı görülmekle beraber, davacının faiz talebinin dava tarihine kadar olan hesaplama ile sınırlı kalmadığı ve dava tarihinden itibaren asıl alacağın tümü için faiz yürütülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, her ne kadar dava tarihine kadar faiz hesaplaması yapılıp, dava tarihinden sonrası için de faiz talebi olduğu halde bu talebe ilişkin hüküm kurulmamış ve bu durum HMK'nun 26. maddesinde belirtilen taleple bağlılık ilkesine dikkat edilmeden yanılgılı değerlendirme ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi sonucunu doğurmuş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/12714, K. 2019/1051, 13 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama