KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/13222 E., 2018/2077 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2018
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince, temyiz aşamasında ileri sürülen ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen ek kararın ise davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; müteahhit olan davalıdan yapım aşamasında olan daireyi 18.03.2013 tarihli sözleşme uyarınca 275.000 TL bedel ile satın aldığını, kararlaştırılan satış bedelini davalıya ödediğini, ancak davalının bölgede meydana gelen değer artışı nedeniyle 90.000 TL daha ödenmesini talep ettiğini, bu bedeli ödemediği için davalının tapuyu devretmediğini ileri sürerek; dairenin tapusunun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde dairenin dava tarihindeki değeri olan 570.000 TL ile dairenin kullanılamamasından kaynaklanan 10.000 TL olmak üzere toplam 580.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davacının ödemeleri zamanında yapmaması nedeniyle dairenin tapusunu 3. kişiye satış yolu ile devrettiğini, kusurlu olan tarafın davacı olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taraflarca imzalanan sözleşmenin geçerli olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, dosyanın eksikliklerin giderilmesi için yerel mahkemeye gönderilmesi üzerine davacı vekilince ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş, mahkemece ek kararla ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi üzerine, davacı vekili ek kararı temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Taraf vekillerinin görevsizlik kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde. “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde.
“Mal; alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi;
mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; davacı (tüketici), davalı (satıcı) ile yapmış olduğu konut satım sözleşmesine (tüketici işlemine) dayanarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğinde bulunmuştur.
6502 sayılı Kanunun 73.maddesi, iş bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür
Mahkemelerin görevinin, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalan uyuşmazlığının esasının incelenmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/13222, K. 2018/2077, 5 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama