KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/13523 E., 2019/6358 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2019
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında 10/02/2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin bulunduğunu, 2013 yılı Şubat ayı ile 2014 yılı Eylül ayları arası dönemlere ait kira bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini ve bunun üzerine davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın ptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, cevap dilekçesi sunmamış yargılamaya katılmamıştır. Mahkemece, kira alacağının hesabı için bilirkişi raporu aldırılarak hesaplanan tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
İcra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazları bakımından. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.Somut olayda dava konusu ödenmeyen kira alacağı olup, borç davalı bakımından likit ve muayyendir.
Dolayısıyla mahkemece, davacınının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/13523, K. 2019/6358, 9 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama