KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/13634 E., 2019/7798 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar 30.12.2010 tarihinde açtıkları işbu dava ile dava konusu kiralanan taşınmazdaki paylarının % 34,475 olduğunu, bu paya karşılık 01.01.2010 tarihinden başlayan yeni dönem kira bedelinin aylık brüt 2.808 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar , tarafların serbest iradeleri ile 2009 yılında kira bedelinin tüm taşınmaz için 4000 TL olarak belirlendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile davaya konu taşınmazın kira bedelinin 01.01.2010 tarihinden itibaren davacıların payına karşılık olarak aylık brüt 1.900 TL olarak tespitine karar verildiği önceki hükmün, her iki taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2014 tarih, 2014/4684 Esas, 2014/6885 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek, davacılardan ...’nin 21735/497646 oranında 2’nci bir payı olduğu göz ardı edildiği, bu durumda ...’nin tüm payları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken hatalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın davacı ... yönünden feragat nedeniyle reddine , diğer davacılar yönünden ise davanın kabulü ile davacıların tapudaki hisseleri yönünden aylık kiranın 01.01.2010 tarihinden itibaren brüt 2.808 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmayacağından ve bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı veya mirasçıları tarafından devam edilebilecektir.
Davacılardan ...'in yargılama sırasında 23.12.2012 tarihinde öldüğü ve geriye mirasçı olarak davacılardan ... ile dava dışı ... bıraktığı, Dairemizin eksiklik talep yazısı sonucu UYAP vasıtasıyla dosya münderecatına giren Kadıköy 3. Noterliği'nin 23.01.2013 tarih ve 01089 yevmiye numaralı sayılı mirasçılık belgesinden anlaşılmıştır. Bu durumda davacı ...'ın mirasçılık belgesinde belirtilen ve davada yer almayan mirasçısı ... duruşmaya davet edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Bozma nedenine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/13634, K. 2019/7798, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama