KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/14252 E., 2017/13229 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen istirdat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 20.06.2017 tarihli duruşmaya gelen davalı vekili Av. ....'ın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra nevakısın giderilmesi bakımından dosya mahalline geri çevrilmiş, bu kez yeniden gelmekle; belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı şirketin 10000374270 nolu elektrik aboneliği nedeniyle 2006 ila 2012 yılları arasında düzenlediği faturalar ile hukuka aykırı olarak kayıp/kaçak bedeli tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 2.100 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 25.01.2016 tarihli dilekçesi ile talebini 679.257,11 TL'ye artırmıştır.
Birleşen 2015/320 Esas sayılı davada; davacı, davalı şirketin 10000202440 nolu elektrik aboneliği nedeniyle 2006 ila 2012 yılları arasında düzenlediği faturalar ile hukuka aykırı olarak kayıp/kaçak bedeli tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 2.100 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-HMK'nun 166. maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür.
Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması gerekmektedir.
Somut olayda ise; birleşen dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir(HMK. md 297). Buna göre, mahkemece; asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı karara bağlanması gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. 2- Bozma nedenine göre, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/14252, K. 2017/13229, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama