KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/14759 E., 2017/12845 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2017
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taşınmazı satın aldığını, işyeri ihtiyacı olduğunu belirterek davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce yazılı kira sözleşmesinin sunulması için 18.05.2017 tarih ve 2017/2631-17596 sayılı ilam ile dosya mahalline geri çevrilmiştir. Davacı vekili geri çevirme sonrası tarafların anlaştığına dair anlaşma tutanağı ve ibraname sunmuş, taşınmazın 09.05.2016 tarihinde tahliye edildiğini beyan etmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 314 ve 315. maddelerine göre; Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir, sulh; ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelemesine usulen engel oluşturan sulh protokolü hakkında karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Mahkemece davacının ibraz ettiği belgeler incelenerek tarafların HMK'nun 314 ve 315 uyarınca sulh olup olmadığı, taşınmazın dava sırasında tahliye edildiği beyan edilmekle davanın konusuz kalıp kalmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/14759, K. 2017/12845, 28 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama