KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/1580 E., 2017/3443 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2017
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı kefil tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalıların icra takibine konu kira bedellerini ödemediğini belirterek itirazın iptaline ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalıların itirazlarının alacak toplam tutarı 4.144,13-TL miktar üzerinden iptaline, tahliye davasının konusuz kaldığına karar verilmiş, hüküm davalı kefil tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15/07/2013 başlanğıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesini davalılardan ... kefil sıfatıyla imzalamıştır. TBK.nun 583. maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü bulunmaktadır. Takibe konu kira sözleşmesinde TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartına uyulmadığından kefalet sözleşmesi geçersizdir.
Bu durumda mahkemece davalı kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1580, K. 2017/3443, 21 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama