KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/15970 E., 2017/15596 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2017
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde şirket tarafından 2011/04-2012/02 fatura dönemine ilişkin olarak belirtilen aylarda dâhil olmak üzere kayıp kaçak bedeli adı altında davalıya haksız olarak ödenen 10.000 TL tutarın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunarak, alınan bedelin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki belgelerden faturaların davalı şirket tarafından düzenlendiği, davalı tedarik şirketinin de tahsil ettiği kayıp kaçak bedelini dağıtım şirketine aktardığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davacının ödemesi gereken faturayı düzenleyip bu faturaya kayıp kaçak bedelini de dâhil eden davalı tedarik şirketinin davada husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi doğru değildir. Diğer anlatım ile kayıp kaçak bedelinin istirdadı talebini içeren davada husumet bu bedelleri doğrudan düzenlediği faturaya yansıtan tedarik şirketine de, bu bedellerin tedarik şirketi tarafından aktarıldığı dağıtım şirketine de düşer. Dağıtım ve tedarik şirketlerinin iç ilişkilerindeki paylaşım da bedellerin haksız olduğunu ileri sürerek istirdadını isteyen davacıyı bağlamaz.
Mahkemece, işin esasına girilerek deliller toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/15970, K. 2017/15596, 9 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama