İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/16276 K.2019/1133

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2017/16276Karar2019/1133Tarih14 Şubat 2019Okuma4 dk · 878 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2017/16276 E., 2019/1133 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

878 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; 2005 tarihinde davalı ile boşandıklarını, müşterek çocuk ... lehine 100,00 TL iştirak nafakasına, kendisi lehine aylık 150,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, nafakaların yetersiz kaldığını belirterek, müşterek çocuk ... lehine hükmolunan 100,00 TL iştirak nafakasının 300,00 TL daha artırılarak, aylık 400,00 TL'ye, kendisi lehine takdir edilen 150,00 TL yoksulluk nafakasının 350,00 TL daha artırılarak, aylık 500,00 TL'ye çıkarılmasını talep etmiştir.

Davalı; davacının iddialarının doğru olmadığını, yaklaşık bir yıldır işsiz olduğunu, çeşitli borçlarının bulunduğunu, tüm bu sebeplerle davanın reddine, kabulü halinde ise nafakanın yıllık TEFE veya TÜFE oranına göre arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, müşterek çocuk ... için 100,00TL iştirak nafakasının 300,00TL artırılıp 400,00 TL olarak; davacı ... için takdir olunan 150,00 TL yoksulluk nafakasının, 150,00 TL daha artırılarak 300,00 TL olarak, davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalının temyizi üzerine; Dairemizin 2013/12245 E- 2013/15660 K. nolu ilamı ile "tarafların hayatında esaslı bir değişiklik meydana gelmediği anlaşıldığından davacı kadının ve çocuğun ihtiyaçları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK'in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alınıp, uygun miktarda artırım yapılarak nafakaların takdir edilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle yüksek oranda nafakaların takdirine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan.." bozulmuştur.

Davalı-birleşen davacı ilk hükümden sonra açtığı davada; öncelikle hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılmasını bu mümkün olmaması halinde müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının 100,00 TL'ye indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece ilk bozma ilamından sonra, asıl davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/504 Esas, 2005/363 Karar numaralı ilamıyla müşterek çocuk ... ... için takdir olunan 100,00 TL iştirak nafakasının 125,00 TL'ye, davacı karşı davalı ... için takdir olunan 150,00 yoksulluk nafakasının 188,00 TL'ye çıkarılmasına, davalı-karşı davacı ...'ün davasının reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 2015/10325 esas 2015/18241 karar sayılı 18.11.2015 tarihli ilamıyla;

“1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı-karşı davacı ...'ün temyiz itirazının reddine karar verilmiştir.

2- ....... Somut olayda; tarafların 2005 tarihinde boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte müşterek çocuk 2003 doğumlu ...'in velayetinin davacı-karşı davalı anneye verildiği ve çocuk lehine aylık 100,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, çocuğun ilkokulda okuduğu, davacı-karşı davalının ev hanımı olduğu gelirinin olmadığı; davalı-karşı davacının ise ithalat ihracat sorumlusu olduğu, aylık 2.500 TL gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakaların niteliğine, çocuğun yaşına, eğitim durumuna ve ihtiyaç durumuna göre, mahkemece çocuk lehine takdir edilen aylık 125,00 TL iştirak nafakası miktarı düşüktür. Bu nedenle mahkemece, müşterek çocuğun ihtiyaçlarındaki değişim ve davalının gelir durumu gözetilerek Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun bir iştirak nafakası takdir edilmesi gerekirdi.

Ayrıca, davacı-karşı davalı kadın lehine takdir edilen yoksulluk nafakasındaki artış miktarının da TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE oranının altında kaldığı gözlemlenmekte olup, tarafların gelir durumuna göre TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE oranından takdiri uygundur. Bu nedenlerle yazılı şekilde düşük miktarda yoksulluk ve iştirak nafakası takdiri doğru görülmemiş,” gerekçesiyle bozulmuştur.

Söz konusu ikinci bozma ilamı sonrasında mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 150,00 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren 325,00 TL'ye, 100,00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 250,00 TL'ye çıkarılarak davalıdan alınarak velayeten davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı-birleşen davacı tarafça temyiz edilmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir.

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.

04.02.1959 tarih 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere bozma kararına mahkemece uyulmuş olması taraflardan biri lehine usuli kazanılmış hak meydana getirir. Bu hakkı ne mahkeme ne de temyiz mahkemesi halele uğratabilir. Çünkü, müktesep hakkın tanınması kamu düzeni düşüncesiyle kabul edilmiştir.

Bu ilkeler ışığında somut olaya bakacak olursak, davacı tarafından 150,00 TL yoksulluk nafakasının 350,00 TL daha artırılarak, aylık 500,00 TL'ye çıkarılması talep edildiği, mahkemece verilen ilk hükümde yoksulluk nafakasının 300,00 TL’ye çıkarıldığı, davalının temyizi üzerine TÜİK'in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alınması ve yüksek oranda nafaka artışı nedeniyle kararın bozulduğu, böylelikle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, buna karşın mahkemece verilen üçüncü hükümde yoksulluk nafakasının 325,00 TL’ye çıkarıldığı, ayrıca davacının 10/11/2016 tarihli celsede kendisi için 250,00 TL nafaka istediğini belirtmekle talebini daralttığı görülmektedir.

Açıklanan nedenlerle; yoksulluk nafakasının artışına ilişkin davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde ile kazanılmış hakka aykırı nafaka artışına karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/16276, K. 2019/1133, 14 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/16276
Karar No
2019/1133
Tarih
14 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/16278 K.2019/1607
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/16279 K.2019/1254
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/16285 K.2019/2134
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/16294 K.2019/1258
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/16301 K.2019/1268
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/16302 K.2019/1156

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.