KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/16553 E., 2019/6903 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2019
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile aralarında 15 yıl süreli, 1.600 Euro bedelli, 15/05/2005 tarihli yazılı kira sözleşmesi imzaladıklarını; kira bedellerini süresinde ödediği gibi ileriki yılların kira bedellerine mahsup edilmek üzere davalıya elden 20.000 TL verdiğini, buna ilişkin yazılı belge aldığını, kira süresi dolmadan kiralananın üçüncü kişiye satılması nedeniyle kiralananı tahliye etmek zorunda kaldığını, ileriki yılların kirasına mahsuben elden ödenen 20.000 TL'nin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacının muaccel hale gelen kira borcunun bulunmadığını, davacıdan ileriki dönem kira parası da almadığını ileri sürerek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.03.2015 tarih ve 2014/6683 Esas, 2015/2492 Karar sayılı ilamı ile "taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığından davaya Sulh Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak Sulh Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, davalının Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2012/5938 Esas sayılı icra takip dosyasında borca yaptığı itirazın iptali ile 20.000,00 TL asıl alacak yönünden takibin devamına, işlemiş faiz alacağına yönelik talebin reddi ile bu yönden takibin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T’nin 13. maddesinde "1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, davanın 26.692,05 TL üzerinden açıldığı, mahkemece davanın 20.000 TL'sinin kabulüne karar verildiği, davanın reddedilen kısmı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretin altında kalmamak şartıyla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/16553, K. 2019/6903, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama