KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/1684 E., 2017/1433 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2017
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; Davalının müvekkili hakkında ... 3.İcra Müdürlüğünde 2013/6683 Esas sayılı dosyasıyla kira alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, takibe konu asıl alacağın 14/06/2014 tarihli kira sözleşmesine dayandırıldığını, sözleşme ve sözleşmeye konu tapu kayıtları incelendiğinde davalının söz konusu yeri kiraya verme yetkisi olmadığını, bu sebepten taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, borçlu olmadığının tespitini ve haksız icra takibi nedeniyle davalı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; kiraya verenin malik olmasının gerekmeyeceğini bu nedenle de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan belgelerden davacı ...’un yargılama devam ederken 28/08/2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
1- Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmayacağından ve bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı veya mirasçıları tarafından devam edilebilecektir.
Mahkemece; yargılama sırasında vefat eden davacı ...’un mirasçıları tespit edilip, bu kişiler davaya dahil edilerek; taraf teşkili sağlandıktan sonra, davanın esası incelenerek varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1684, K. 2017/1433, 15 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama