KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/1734 E., 2017/4209 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2017
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı hazine vekili; hazineye ait taşınmazın 08.01.2002 tarihli protokol ile davalı belediyeye tahsis edildiğini, bu protokol gereği davalı ... tarafından elde edilecek kira gelirlerinin % 30'unun davacıya ödenmesi gerekirken ödenmediğinden bu nedenle başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Üniversite vekili ; kiracılardan kira bedellerinin tahsil edilmediğinden davacı hissesinin ödemediğini protokol gereği tahsilden sonra ödemenin yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-3533 Sayılı Kanunun 1. maddesi "Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlet'e veya belediyelere veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununda yazılı tahkim usulüne göre halledilir" hükmünü içermektedir. Bir uyuşmazlığı 3533 sayılı yasa hükümlerine göre bakılabilmesi için, davanın her iki tarafının da Yasanın birinci maddesinde sayılan kamu kurumundan olması gerekir. Taraflardan birisi yasada belirtilen kamu kuruluşu değilse davaya mecburi hakem sıfatıyla bakılamaz.
Bu durumda davacı ... Hazinesi ile davalı ..., 3533 sayılı yasa kapsamında kalan kamu kuruluşlarındandır. 3533 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince hakem sıfatıyla bakılacak davalarda o yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hâkimi davaya bakmakla görevlidir. Mahkemece, davaya genel mahkeme sıfatıyla bakıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre 3533 sayılı kanunun 4.maddesi hükmü uyarınca o yerin en yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hâkimi tarafından mecburi hakem sıfatıyla ve 3533 sayılı kanun hükümlerine göre tahkim usulüne göre bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- ) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1734, K. 2017/4209, 29 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama