KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/1750 E., 2017/6602 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2017
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün ,süresinde davacı vekili tarafından duruşma talebiyle temyiz edilmesi üzerine; 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK. nun 428. maddesinde öngörülen duruşma sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 21.220 TL. ye çıkarılmıştır.Temyize konu edilen kararda dava değeri, duruşma sınırının altındadır.Bu nedenle duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteğinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili ; müvekkilinin davalı belediyenin kiracısı olduğunu, taşınmaz üzerine bina inşaa ettiğini, ancak taşınmaz için Maliye Hazinesinin ecrimisil talep ettiğini ve ödendiğini belirterek arsanın malikinin tespitini, binanın aidiyetinin tespitini ve ödenen kira bedellerinin iadesini istemiştir.
Davalı vekili ,dava konusu taşınmazın kiracısının Abdullah Demirkıran olup davacının kiracı sıfatı dolayısıyla aktif husumet ehliyeti bulunmadığını ve kiraya veren olmak için malik olmak gerekmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı belediyenin taşınmazın maliki olmasa da sözleşmenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Husumet ehliyeti, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gereken bir husustur. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 27.02.2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu kira sözleşmesinde kiracı olarak dava dışı Abdullah Demirkıran 'ın bulunduğu anlaşılmakta olup davalı vekilinin husumet itirazına karşılık davacı vekili adı geçen şahsın müvekkilinin babası olduğu iddiasında bulunmuştur. Mahkemece yapılacak iş ,kira sözleşmesinin kiracısı Abdullah Demirkıran'ın sağ olup olmadığı tespit edilerek, sağ
olduğunun anlaşılması halinde davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi aksi durumda ise davacının adı geçen şahsın kendi babası olduğuna ilişkin iddianın, temin edilecek mirasçılık belgesine göre araştırılarak iddianın doğru olması halinde ve varsa diğer mirasçıların da katılımı sağlanmak suretiyle oluşturulacak taraf teşkilinden sonra esasa ilişkin bir karar verilmesi olması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1750, K. 2017/6602, 4 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama