KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/1815 E., 2017/6882 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2017
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Dörtdivan Dülgerler Köyünde büyükbaş hayvancılık yapmak üzere 6 yıllığına davalıya ait ahırı kiraladığını, 25.02.2012 tarihinde ahırda meydana gelen elektrik çarpması sonucu 9 hayvanın telef olduğunu, bilirkişi raporuna göre kaçak akım rölesinin bulunmadığını, binanın metal aksamında bilinmeyen bir sebeple akım oluştuğunu, hayvanların bu akım sonucu öldüğünü, davalının kira sözleşmesi ile kiralananın kusursuzluğunu taahhüt ettiğini, davalının sorumlu olduğunu belirterek 9 adet hayvan, yem, tohumlama ve kaçak akım rölesinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davalının dava konusu taşınmazı davacıya 13/09/2011 tarihinde 6 yıllığına kiraladığını, davalının dava konusu taşınmazı kiralamadan önce kendisinin 15 yıl süre ile kullandığını, davalının her hangi bir kusur, ihmal ve dikkatsizliğinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş , hüküm davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayımızda; dava, kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup dava 25.04.2012 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1815, K. 2017/6882, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama