KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/1868 E., 2017/6146 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2017
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresinde , davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; Taraflar arasındaki kira sözleşmesi uyarınca kiracı davalıya aylık 6.500 TL net bedelle kiralanan müvekkiline ait 34 UT 9242 plaka nolu kamyonetin , davalı kiracının inşaat alanında gerekli önlemleri almaması nedeniyle geçirdiği kaza nedeniyle tümüyle kullanılamaz hale geldiğini belirterek 6100 sayılı HMK'nun 107/1 maddesi uyarınca açılan belirsiz alacak davasına bağlı olarak değeri ile kaza tarihinden bugüne değin kamyonun kullanılamaz duruma gelmesi sonucu kiraya verilememesinden ötürü uğranılan maddi zararların saptanarak olayın gerçekleştiği 07/10/2010 tarihinden itibaren yürütülecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Uyuşmazlık ,meydana gelen kaza nedeniyle kullanılamaz hale gelen kiralanan aracın bedelinin tahsili ve kiraya verilememesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında 17.08.2010 tarihli araç ve makine kira sözleşmesi bulunmaktadır. Dava, 21/06/2012 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1868, K. 2017/6146, 27 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama