KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2302 E., 2017/11813 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2017
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, 28/08/2013 tarihinde başlattıkları icra takibinde 53 aylık kira bedeli toplamı 53.000 TL kira alacağı ile 21.040,27 TL işlemiş faiz alacağının tahsilinin talep edildiğini, davalının, takibe borcu olmadığını bildirerek itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının taşınmazdan tahliyesi için dava açtıklarını, tahliye davasının açıldığı tarihten icra takibini başlattıkları tarihe kadar kira bedellerinin tahsilini talep ettiklerini belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, aylık kira bedelinin 100 TL olduğunu ve ödendiğini, davacının talep ettiği kira bedelinin doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davaya konu kira alacağının 07.10.2010 tarihinden (tahliye davasının açıldığı tarih) bu kararın kesinleştiği 18.07.2013 tarihine kadar işleyen kira bedeli 3300 TL asıl alacak 381,47 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı takipte 53 aylık kira bedelini talep etmiş ise de yargılama sırasında tahliye davasının açıldığı tarihten takip tarihine kadar işleyen kira bedellerini istemiştir.
Davacı tarafından 07/10/2010 tarihinde tahliye ve alacak davası açıldığı, taşınmazın esaslı tamir ve tadilat nedeniyle tahliyesine ve kira alacağını ödemiş olduklarından alacak davasının reddine karar verildiği, iş bu kararın da temyiz edilmeksizin 18/07/2013 tarihinde kesinleştiği, mahkemece tahliye kararının kesinleşme tarihinin tahliye tarihi, olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Kiracı, taşınmazı fiilen tahliye edip anahtarlarını teslim ettiği tarihe kadar işleyen kira bedellerinden sorumludur. Bu durumda mahkemece davalı kiracının, takip tarihinden önce taşınmazı tahliye edip etmediği tespit edilerek takip tarihinden sonra tahliye etmiş olması halinde en fazla takip tarihine kadar işleyen kira bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2302, K. 2017/11813, 13 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama