KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2348 E., 2017/13550 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2017
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 01.02.2006 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, kira bedelinin emsallere göre çok düşük kaldığını belirterek 2.091 TL kira bedelinin 01.02.2009 tarihinden itibaren 8.000 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... kira bedelinin rayice uygun olarak artırıldığını bu nedenle davanın reddini, diğer davalı ... ise husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yenilenen kira dönemi başlangıcı olan 01.02.2009 tarihinden itibaren dava konusu ....l Kampüsü karşısı adresinde bulunan kiralananın 01.02.2009 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin hakkaniyet indirimi de göz önüne alınarak 6.000 TL'sı olarak tespitine, 01.02.2010 tarihinden itibaren kiralanan mecrun aylık kira bedelinin hakkaniyet indirimi de göz önüne alınarak 7.000 TL'sı olarak tespitine; 01.02.2011 tarihi ile depremin meydana geldiği 23.10.2011 tarihine kadar geçen süreçte kiralanan mecrun aylık kira bedelinin ise 8.000 TL'sı olarak tespitine; Davalı ...'a karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı ....Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, kira bedelinin 01.02.2009 tarihinden itibaren hak ve nesafete göre tespitini talep ederek dava açmış olması ve bu döneme ait kira bedelinin tespitine karar verilmesi gerekirken davacının talebi aşılarak 01.02.2010 ve 01.02.2011 dönemlerine ait ayrı ayrı kira bedellerinin de tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 3-Davalının, vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesine göre kira bedelinin tespiti davalarında tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, vekalet ücreti olarak hükmolunur.
Halen ödenmekte olan aylık kira bedeli ile hüküm altına alınan miktar arasındaki farkın bir yıllık tutarı üzerinden davacı yararına, davada talep edilen aylık kira bedeli ile hüküm altına alınan aylık kira bedeli arasındaki farkın bir yıllık tutarı üzerinden de davalı yararına vekalet ücreti takdiri gerekir.
Mahkemece reddedilen dava değeri üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olması da doğru değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2348, K. 2017/13550, 9 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama