İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/2457 K.2018/6388

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2017/2457Karar2018/6388Tarih5 Haziran 2018Okuma5 dk · 1.031 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2017/2457 E., 2018/6388 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.031 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, taraflar arasında 22/03/2011 tarihli rödövans sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği halde davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini, davalının mermer sahasının ruhsat sahibi olması nedeniyle gerek Maden İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde gerekse ilgili kurumlar nezdinde ruhsat ile ilgili işlemlerin davalı adına yürütülmek zorunda olunduğunu, rödövans sözleşmesi uyarınca davalının, davacı şirket çalışanlarına verdiği vekaletnamelerden, davacı şirket çalışanlarını azlettiğini, mevcut sevk fişlerinin bitmesi sonrasında davalıdan sevk fişi talep edilmiş ise de kötü niyetle sevk fişi vermediğini,

bu yüzden üretilen mermerleri sevk edememesi nedeniyle üretimini durdurmak zorunda kaldığını, ihtarname ile davalının rödövans sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesi ve sevk fişlerini derhal davacı şirkete teslim etmesinin ihtar edildiğini, davalının sevk fişlerini teslim etmemesi nedeniyle mermer sahasında 21/01/2012 tarihi itibariyle çıkarılan mermerlerin sevk edilemediğini ve sonrasında üretimin durdurulduğunu, hali hazırda mermer sahasında sevk edilmeyi bekleyen 1.250 ton mermer stoğunun, dona ve kötü hava koşullarına maruz kalarak kullanılamaz hale geldiğini,

kullanılamayacak ve satılamayacak hale gelen stoktaki mermerler nedeniyle davacı şirketin zararının söz konusu olduğunu, üretilecek mermerlerin satışı konusunda sözleşmeler imzaladığını ancak davalının sevk fişi vermemesi nedeniyle satışlarını gerçekleştiremediğinden gelir kaybına uğradığını, mermerlerin satışı için yapılan sözleşmelerin mermerlerin sevk edilmemesi nedeniyle alıcılar tarafından feshedildiğini, yine mermer sahasından yapılacak üretimi gerçekleştirmek için mermer sahasına iş makinelerinin sevk edildiğini,

makineleri başka şekilde değerlendirilmesi olanağı olduğu halde davalının sevk fişlerini vereceği umuduyla Mayıs 2012 başına kadar mermer sahasında beklettiğini, bu dönem süresince makinelerin çalıştırılamadığını, makineleri kullanmadan mermer sahasında bulundurduğu Şubat- Mayıs 2012 dönemine ilişkin zararının bulunduğunu, davacı şirketin rödövans sözleşmesi uyarınca ruhsat bedelini ve arazi tahsis bedelini ödemekle yükümlü olup, bu kapsamda davacı şirketin üretim yapılmayan döneme ilişkin 2012 Şubat - Haziran 2012 dönemine ilişkin ruhsat harcı ve arazi tahsis bedeli ödediğini, söz konusu bu ödemeler nedeniyle de zararar uğradığını,

ayrıca davacı şirketin davalının sevk fişlerini vereceği beklentisiyle mermer sahasında işçilerini hazır durumda beklettiğini, yine bu dönemde mermer sahası ile ilgili bakım ve onarım masrafları yaptığını, başkaca bir takım masraflarda bulunduğunu, tüm bu masraf ve ödemeler nedeniyle de zarara uğradığını belirterek davalının eylemleri ve rödövans sözleşmesinin ihlali nedeniyle uğranılan zararın tespiti ile fazlaya dair hakları saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL'nin ihtarname tarihi 20/02/2012 tarihinden itibaren işleceyek ticari temerrüt (avans) faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davacının, izinsiz faaliyette bulunarak ruhsat hukukunu tehlikeye attığını, ruhsat sahasında Maden Kanuna aykırı faaliyeti yanında tehlike yaratacak şekilde de faaliyette bulunduğunu, ocak mühürlendiği halde mühür kırarak faaliyetine devam ettiğini, mevcut ocak yolunun sevkiyatta kullanılmasının can ve mal emniyeti açısından büyük tehlike yarattığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bilirkişi heyetince düzenlenen rapora göre davacı şirketin, 3213 sayılı Maden Kanunun 7.maddesine aykırı olarak gerekli izinler alınmadan işletme faaliyetlerine başlaması, ilgili kurumlar tarafından yapılan uyarılara rağmen üretim faaliyetlerine devam etmesi, gerekli güvenlik önlemlerini alınmayarak can güvenliği yönünden tehlike oluşturması, işyeri mühürlenmesine rağmen faaliyetlere devam etmesi,

Orman Bölge Müdürlüğünden gerekli izinleri almayıp ve izin alanı dışına çıkarak 6831 Sayılı Yasaya aykırı hareket etmesi ve yine uygulama yönetmeliğinin 55.maddesine uymaması gibi ilgili yasalara ve rödövans sözleşmesine aykırı davrandığının tespit edildiği, ruhsat iptalini gerektiren 3213 Sayılı Yasanın 7. maddesine aykırı izinsiz faaliyetlerinden dolayı işletmeci davacının haksız olduğu, ruhsatın devamlılığını tehlikeye düşürdüğü yönünde rapor verildiği,

bu duruma göre davalı tarafın sözleşmeye aykırı bir davranışı ve sorumluluğunun tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen 22/03/2011 tarihli rödövans sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme konu maden sahasının arama ruhsatı ve arama dönemi üretim belgesi süresinin 25/04/2011 tarihinde sona erdiği, 04/08/2011 tarihinde, yürülüğe giriş tarihi 25/04/2011 olan işletme izni ve işletme ruhsatı verildiği görülmektedir.

Davacı, sevk fişi verilmemesi nedeniyle 21/01/2012 tarihi itibariyle faaliyetin durdurulduğunu iddia etmiş olup, sevk fişlerinin verilmediği davalının da kabulündedir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının gerekli izinleri almadan işletme faaliyetine başladığı, yapılan tespitlerde sahada yapılan üretim faaliyetlerinin kısmen işletme izni dışında ve kullanılan yolun can güvenliği yönünden büyük tehliye oluşturduğunun belirtildiğini, izinsiz çalışmalarına ara vermeyen davacının yazılı uyarına rağmen faaliyetine devam ettiğini, iş yeri mühürlenerek faaliyetinden men edildiği halde mühürü kırarak izinsiz faaliyetine devam ettiğini, Orman Bölge Müdürlüğünden alınacak izin ve taahhütname alınmadan faaliyet sürdürülürken belgenin daha sonra ruhsat sahibi tarafından gerekli ödemesi yapılarak alındığını,

3213 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin saha tetkik raporunda

belirlendiğini, bu aykırılıkların çoğunlukla ruhsat hukukunu tehlikeye düşüren durumlar olduğunu, davacının sahayı teslim almayarak ve izin alanının dışına çıkarak 6831 sayılı Kanuna da aykırı uygulamalar yaptığı belirtilmiştir.

Davacı vekili rapora itirazında, maden sahasında işletmeye başlandığı tarihte her türlü iznin mevcut olduğunu, faaliyet izninin sona erdiği dönemden yeniden izin alınan tarihe kadar maden ocağında herhangi bir çalışma yapılmadığını, orman alanı ile igili bütün harç ve bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, mevzuat gereği saha tesliminin ancak ruhsat sahibine yapıldığını ancak davalının müvekkili şirket çalışanlarını azlettiğini, bu durumun sevk fişi verilmesine engel bir durum olmadığını,

12/04/2011 tarihli tetkik ve inceleme raporunda maden sahasının işletilmesi ile ilgili olarak yasaya ve ruhsata aykırı bir durum olmadığının belirlendiğini, bu raporun bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda, müvekkilinin faaliyetinin sona erdiği tarihten sonra düzenlenen tetkik ve inceleme raporundan bahsedildiğini beyanla bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan rapor, dosya kapsamı ve tarafların iddia ve savunmaları yönünden değerlendirildiğinde hüküm kurmaya yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi davacı vekili tarafından söz konusu rapora gerekçeleri de belirtmek sureti ile itiraz edilmiş olmasına karşın bu itiraz doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınmaksızın itiraza konu bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuştur.

Bu nedenle Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmak, taraflar arasında düzenlenen rödövans sözleşmesi hükümleri de değerlendirilmek suretiyle taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2457, K. 2018/6388, 5 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2457
Karar No
2018/6388
Tarih
5 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/2458 K.2018/12463
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/2459 K.2018/11618
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/2461 K.2018/5553
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/2462 K.2018/11608
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/2462 K.2018/7437
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/2464 K.2018/4879

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.