KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2463 E., 2017/2471 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2017
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava, kira sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın yasal süresi içinde açılmadığından bahisle usulden reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67/1 maddesinde “takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” hükmü yer almaktadır. Anılan madde metninde de açıkça belirtildiği üzere itirazın iptali davasının itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde açılması gerekir.
Olayımıza gelince. Davacı tarafından ...İcra Müdürlüğü'nün 2009/1638 Esas sayılı dosyasında 25.05.2009 tarihinde başlatılan icra takibinde 9.000.- TL alacağın yasal faizi ile davalıdan tahsili istenmiştir. Ödeme emrinin borçlulara 11.06.2009 tarihinde tebliği üzerine borçlular aynı gün icra takibine itiraz etmişlerdir.
İcra dosyası içerisinde itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine ilişkin belgeye rastlanmadığından yasada öngörülen hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin iş bu davanın açıldığı tarih olan 03.03.2015 tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67/1 maddesinde öngörülen bir senelik süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Hak düşürücü süreler kamu düzenine ilişkin olup, hâkimin bu süreyi kendiliğinden dikkate alması zorunludur.
Bu nedenle hak düşürücü surelerin
../..
-2-
zamanaşımında olduğu gibi durması veya kesilmesi de söz konusu değildir. O halde mahkemece dava tarihi itibarıyla bir senelik hak düşürücü sürenin geçirilmemiş olması sebebiyle işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2463, K. 2017/2471, 6 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama