KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2863 E., 2017/15453 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2017
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, 09/08/2004 tarihli resmi senet ile mülkiyeti hazineye ait 187 ada 1 parsel ve 188 ada 1 parsel numaralı taşınmazlar üzerinde günübirlik tesisler yapılmak üzere ... Turizm ve Ticaret A.Ş.
Lehine 47 yıl süreyle üst hakkı tesis edildiğini, toplam yıllık işletme hasılatı üzerinden %1 oranında pay ödeneceğini, şirketin alt kiracılarla sözleşmeler yaparak taşınmazı alt kiraya verdiğini, ancak alt kiracıların hasılattan ödemeleri gereken bedelleri ödemediklerini, alt kiracıların ödemedikleri kira bedellerinden kiraya verenin sorumlu olduğunu, 3. Kişiye kiraya verilmesi halinde kiracıların yapacakları kiraya verme işlemleri de dahil olmak üzere kiraya verenler kira bedeli üzerinden son kiracı olan işletici ise işletme hasılatı üzerinden %1 payı ödemesi gerektiğini,
kiracıların taahhütte bulunmaması sebebiyle bunlardan alınmayan hasılat paylarının kiraya verenden alınacağını, şirketin ödenmesi gereken bedeli ödemediğini, belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 6935,95-TL hasılat payı ile 26/05/2015 tarihine kadar hesaplanan 14.108,57-TL gecikme zammının davalılardan alınarak davacıya ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında kira ilişkisi niteliğinde irtifak hakkı bulunduğundan bahisle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek tensip ile birlikte görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanun'unun 299. ve devamı maddelerinde düzenlenen kira akdi ile Türk Medeni Kanun'unun İkinci Kısmın birinci bölümünde yer alan, irtifak hakkı, kurulması, sonlandırılması, sonuçları itibariyle birbirinden tamamen farklı olan haklardandır.
Türk Medeni Kanununda üst hakkına ilişkin 826. Maddesinde “Bir taşınmaz maliki, üçüncü kişi lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir.” düzenlemesi getirilmiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlık irtifak hakkının bir çeşidi olan üst hakkından kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, TMK'nun 826 vd. maddelerine göre
taşınmazda kurulan irtifak hakkından kaynaklanan alacak istemine, başka bir deyişle mal varlığına ilişkin bulunduğu, HMK.'nun 2. maddesi çerçevesinde davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi görevi dahilinde kaldığı açıktır. Bu nedenle mahkemece işin esasının incelenerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığından bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2863, K. 2017/15453, 8 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama