KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2948 E., 2017/15385 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2017
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davacı ile davalı arasında 01.11.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, tahliye taahhüdüne rağmen davalının kiralananı tahliye etmediğini, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davalı şirket temsilcisinin...olduğunu, tahliye taahhüdü altında imzanın da şirket temsilcisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava maktu harç yatırılarak açılmıştır. 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi hükmü gereği davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğunun sonradan anlaşılması halinde karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamaz.
Bu durumda mahkemenin harcın tamamlanması için uygun süre vermesi ve ondan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın kabulüne ve alınması gereken nispi harcın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı nispi harç yatırılması/tamamlatılması gerektiği konusunda herhangi bir müdahalede bulunmamış ve dava eksik harçla sonuçlandırılmış olduğuna ve yargılama sırasında harç tamamlatılmadığına göre, davacı lehine 750 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti olarak 18.948 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de;
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2948, K. 2017/15385, 7 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama