KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/303 E., 2017/1267 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2017
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 14.02.2017 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili Av. ...geldi. Karşı taraf davacı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde, kira sözleşmesini, sözleşmede belirlenen süre dolmadan tek taraflı feshederek erken tahliye eden davalı kiracının, kira sözleşmesi uyarınca 150.000,00 TL tazminatı (cezai Şart) ve mahrum kalınan kira bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, belirterek haksız fesih nedeniyle 150.000 TL tazminat ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davacı şirketçe mahrum kalınan kiradan şimdilik 4.000,00 TL olmak üzere 154.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.02.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile;
bilirkişi raporu doğrultusunda 4.000,00 TL olarak talep edilen mahrum kalınan kar (kira) alacağının ıslahı ile 18.800,00 TL' ye arttırılmasına Islah yoluyla artırılan 18.800,00 TL mahrum kalınan kar alacağının ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kısa kararda “Davacının davasının kabulüne” karar verildiği halde gerekçeli hükümde “……..Davacının sözleşme gereği kira alacağından mahsuben şimdilik 4.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, …” karar verildiği anlaşılmaktadır. Kısa kararda davanın tam kabulüne karar verildiği halde gerekçeli hükümde kira alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup bu durumda kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili bulunmaktadır.
10.4.1992 gün, 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/303, K. 2017/1267, 14 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama