KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3137 E., 2017/6014 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2017
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava dilekçesinde; Davalı borçlunun, mülkiyeti Belediyeye ait....Mahallesi Sabit Pazar Yeri No:6 da bulunan işyerinin kiracısı olduğunu, kurumun birikmiş kira alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe konu alacağın 31.03.2006 tarihi ile 06.10.2008 tarihleri arası ödenmemiş kira borcu olduğunu, belirterek itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazda yaklaşık 10 ay kiracı olarak oturduğunu, daha sonra işyerini tahliye ettiğini, bu 10 ay içerisinde de aylık kira bedellerinden 8-9 aya ait olanını ödediğini, 8 ayın sonunda davalı icra yoluyla çıkartıldığı halde davacı tarafın 3 yıllık kira bedeli talep ettiğini, bunu kabul etmediklerini, 2 aylık kira borcu olduğunu kabul ettiklerini belirterek davanın reddini ve karşı taraf aleyhine %40 dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Davacının davasının kısmen kabulüne, itirazın asıl alacak miktarı 3.505,81 TL ve işlemiş faiz miktarı 5.024,99 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, Yasal şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır.
Anahtarın kiralayana teslimi, hukuki işlemin içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte, sözleşmenin feshine yönelik bir hukuki sonuç doğurduğundan, bunun ne şekilde ispat edileceği hususu, yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle, HMK'nın 200 ve 201.maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Eş söyleyişle, yıllık kira bedelinin tutarı senetle ispat sınırının üzerindeyse ve kiralayanın açık muvafakati yoksa bu yön kiracı tarafından ancak yazılı delille ispatlanabilir; tanık dinlenemez. Kiralayan anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının yapması gereken, mahkemeden bu yolda tevdi mahalli tayinini isteyip, tayin edilecek yere anahtarı teslim etmek ve durumu kiralayana bildirmektir.
Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder.
Taraflar arasında 06/12/2005 başlangıç 01/07/2006 bitiş tarihli, aylık 500,83 TL bedelli, kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı ... tarafından 19/12/2011 tarihinde başlatılan icra takibi ile 31/03/2006-06/10/2008 dönemi için ödenmeyen kira bedeli 18.261,00 TL ve takibe kadar işlemiş faiz 17.889,00 TL olmak üzere toplam 36.150,00 TL alacağın tahsili talep edilmiş, davalı süresinde yaptığı itirazında, borcu olmadığını bildirmiştir.
Davalı taşınmazı cebri icra yoluyla tahliye ettiğini iddia etmiş ise de buna ilişkin delillerini ibraz etmemiştir.
Mahkemece tarafların tahliyeye ilişkin delilleri araştırılıp toplandıktan ve taşınmazın kiralanmasına ilişkin ihale evrakları getirtildikten sonra taşınmazın tahliye tarihi belirlenerek davalı kiracı olan tarihine kadar ki kira bedelinden sorumlu olacağından bu tarihe kadar olan kira borcu üzerinden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3137, K. 2017/6014, 26 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama