KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3181 E., 2017/2224 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2017
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava, kiracı tarafından açılan taşınmaza yaptığı faydalı masraf bedelleri ile davalıya peşin ödenen 8 aylık kira bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edildi.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı-kiracı taşınmazı tahliye ettiğini bu nedenle peşin ödenen 8 aylık kira bedelinin iadesini ve mecurda yaptığı demirbaş nitelikli kullanılabilir malzemenin bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davanın reddini savunmuştur. Dava 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra 23/07/2014 tarihinde açıldığına ve uyuşmazlık da kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3181, K. 2017/2224, 1 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama