KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3366 E., 2017/16192 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2017
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiracılık sıfatının tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 29.12.2010 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, 10.03.2014 tarihinde davalı tarafından kira sözleşmesinin 28.12.2013 tarihinde sona erdiği ve en geç 25.03.2014 tarihinde taşınmazın tahliye edilmesi hususunun bildirildiğini, 18.02.2014 tarihli cevabi ihtarname ile kiralananın boşaltılmayacağının bildirilmesine rağmen 26.03.2014 tarihinde davalı yetkilileri tarafından kiralananın boşaltılması için kiralanana gelindiğini, davalının 2886 sayılı yasa kapsamında tahliyeyi isteme hakkı olmadığını belirterek kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesinin 29.12.2014 tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının dava konusu kiralananda dava tarihi olan 23.07.2014 tarihi itibari ile kiracı olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının harca yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Vergi ve harçlar yalnızca yasa ile konulur (ihdas edilir). Yine bir kişi ya da kurumun harçtan muaf olup olmayacağı, kişi ya da kurumlarca yapılan bir işlemin harçtan müstesna olup olmayacağı yalnız yasa ile düzenlenir. Harçlardan muafiyeti ya da istisnaları düzenleyen kanun, genel nitelikteki Harçlar Kanunu olabileceği gibi başkaca her hangi bir kanun da olabilir. Örneğin, bazı kamu kurumlarının kuruluş ve görevlerini düzenleyen özel kanunlarda,
o kurumun yargılama harçlarından muaf olduğu, yine kurumun bazı işlemlerinin yargılama harçlarından müstesna olduğu yönünde düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere, bir kişi ya da kurumun harçtan muaf olup olmayacağı, kişi ya da kurumlarca yapılan bir işlemin harçtan müstesna olup olmayacağı yalnız yasa ile tespit edilebilir. Bir kişi ya da kurumun yargılama harçlarından muaf olabilmesi için muafiyeti düzenleyen yasada o kurumun "yargılama harçlarından muaf olduğu" açık ve net bir şekilde hüküm altına alınmalıdır.
Davalı üniversite harçtan muaf olmasına rağmen, davacı tarafından yatırılan harca ilişkin yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün, HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3366, K. 2017/16192, 20 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama