KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3442 E., 2017/4723 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2017
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, aylık 600 TL olan kira bedelinin 160,00 TL'sının banka aracılığıyla geri kalanının elden ödendiğini, ancak 2009 ocak ayından itibaren kira bedellerinin tamamının ödenmediğini bu nedenle kira alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, davalının haksız yere icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aylık kira bedelinin 160,00 TL olduğunu, davacının banka hesabına düzenli olarak yatırılmış olduğunu, takip konusu döneme ilişkin kira borcu bulunmadığını, davacının ibraz ettiği yazılı kira akdinin davalıyı bağlayıcı nitelikte olmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu 8, 10, 13 ve 15 no.lu büroların, takip dayanağı 01.08.1993 başlangıç tarihli,4 yıl süreli kira sözleşmesi ile F. ....varisleri tarafından davalıya kiraya verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.... varislerinden ...’nun 24.08.2009 tarihinde davalı aleyhine başlattığı icra takibi ile kira alacaklarının tahsilini talep ettiği, davalı borçlunun itirazı üzerine ise itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Kiralananın tapu kaydı ile veraset belgesi incelendiğinde kiralanan büroların davacıların murisi Fatma ....adına kayıtlı olduğu ve davacı alacaklı ... dışında başka mirasçılarında bulunduğu tespit edilmiştir.
Elbirliği mülkiyeti halinde ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, icra takibinin tüm ortaklar tarafından birlikte yapılması davanın da tüm ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Somut olayda takip alacaklıları dışındaki mirasçıların davayı takip konusundaki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün ise de, icra takibindeki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3442, K. 2017/4723, 5 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama