KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3623 E., 2017/7990 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; Davalının, .... Üçkardeş İş Mrk. .... adresindeki işyerinde müvekkilinin kiracısı olarak bulunduğunu, bu durumun davalının da malumu olduğunu ve taraflarına hitaben keşide edilen İstanbul 33. Noterliği'nin 29.08.2012 tarih ve 03979 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 10 yıldan fazla süredir kiracı olduğunu beyan ettiğini; Davalının beyanı ile davalının 10 yılı epey aşkın süredir müvekkilinin kiracısı olduğunun sabit olup müvekkili tarafından keşide edilen..... 40.Noterliği'nin 10.09.2014 tarih ve 23731 yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen olumlu bir gelişme sağlanamadığından BK 347 maddesi uyarınca davalı kiracı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin feshi ve davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; Davacı tarafın mecurun 1/6 hisse maliki olduğunu, davacı ile diğer 1/6 'şar hisse ile malik olan...., ... arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu ayrıca davacının müvekkiline varsayıma dayalı olarak 10 yıldan bahsetmek suretiyle tahliye ihtarnamesi göndererek dava açmasının da usul ve yasaya aykırı olup kanunun aradığı şartların davada bulunmadığını, müvekkilinin 10 yıl süreli kira kontratı ile değil her yıl yenilenen kontratlarla mecurda kiracı olarak bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kiracılık ilişkisinin sabit olduğu fakat dosyadaki tapu kaydı incelendiğinde davacının taşınmazda 1/6 oranında hissesi bulunduğundan pay-paydaş çoğunluğunun sağlanamadığı, davacının tek başına kiralayan olduğuna dair bir kira sözleşmesi de sunulmadığı, bu durumda tahliye davasının pay ve paydaş çoğunluğu ile açılması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda. Davalı kiracı, dava konusu kiralananda 16 yıldır kiracı olduğunu İstanbul 33. Noterliği'nin 29.08.2012 tarih ve 03979 yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile bildirmiş, yargılama sırasındaki savunmalarında da akdi ilişkiye karşı çıkmayarak davanın pay ve paydaş çoğunluğu ile açılması gerektiğini savunmuştur.
HMK'nun 179. maddesi gereğince, davalının isticvabının yapılarak kira sözleşmesini davacı ile yapıp yapmadığı, kira bedelini kime ödediği hususlarının açıklıkla sorulup tespit edilmesi.
Davacı ile aralarında kira sözleşmesinin yapıldığının tespit edilmesi halinde kiraya verenin mutlaka tapu maliki olması gerekmediği ve malik olmayanların da kira sözleşmesi yapabilip TBK'nun 347. maddesi gereğince tahliye isteminde bulunabileceği göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3623, K. 2017/7990, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama