KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3742 E., 2017/8435 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2017
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalının, 02.08.2013 başlangıç ve 05.07.2015 bitiş tarihli yazılı kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, 17.09.2015 tarihli ihtarname ile ödenmeyen 2015 Yılı Haziran-Eylül Ayları kira bedeli aylık 10.000 TL üzerinden toplam 40.000 TL birikmiş kira alacağının 60 günlük yasal sürede ödenmesinin ihtar edildiğini, davalının kira borcunu ödemeyerek temmerrüde düştüğünü belirterek davalı-kiracının temerrüt nedeni ile tahliyesine, 40.000 TL birikmiş kira alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının pay ve paydaş çoğunluğu sağlamadan dava açtığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davalı kiracının temerrüt nedeniyle tahliyesine, 40.000 TL kira alacağının dava tarihinden işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyaya sunulan kira sözleşmesinde taşınmazın aylık kira bedeli 10.000 TL olarak belirlenmiş olup, davacı tarafından dava değeri 10.000 TL olarak gösterilerek, bu miktar üzerinden harç yatırılmak suretiyle dava açılmıştır. Karar ve ilam harcı, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 sayılı Kanun m.15,21). Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir.
Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya yara ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nispete göre alınan harçtır (1 Sayılı Tarife, madde III/1-a). Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır (1 Sayılı Tarife, madde III/2-a).
Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin; tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değerinin esas alınacağı öngörülmüştür. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz.
Somut olayda, dava nispi harca tabi olup, harcın alacak için toplam alacak miktarı ve tahliye için de son dönem bir yıllık kira bedeli üzerinden alınması gerekir. Bu durumda Mahkemece, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca buna ilişkin harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi, re'sen eksik harcın tamamlatılması, harç ikmal edildiğinde yargılamaya devam edilmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması, üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından yatırılan harç yeterli görülerek harç tamamlatılmadan hüküm kurulması doğru olmamış, bu konu bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3742, K. 2017/8435, 30 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama