KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3819 E., 2018/11282 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2018
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı 25.07.2014 tarihinde açtığı işbu dava ile; davalı ile aralarında 01.04.2014 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli, aylık 13.000 TL +KDV bedelli kira sözleşmesi düzenlendiğini ancak davalının, ... 1. Noterliği'nin 05.06.2014 tarih ve 3614 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kira sözleşmesini haksız olarak feshettiğini belirterek kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar olan fazlaya ilişkin alacak hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 1 aylık kira bedeli olan 15.340,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, hukuki ayıplı taşınmazını kiralayarak basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranan davacının, kira bedeli talep etmesinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı kiracı tarafından kiralanan taşınmazın kira sözleşmesinin bitim tarihinden önce tahliye edildiği hususu her iki tarafın da kabulündedir ancak tahliye/ anahtar teslim tarihi dosya kapsamı itibariyle anlaşılamamaktadır.Bu itibarla,Mahkemece öncelikle tahliye/anahtar teslim tarihinin usulüne uygun şekilde tespiti gerekmektedir.Taraflar arasındaki 01.04.2014 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesinin 2. maddesinde kiracının, kiralananı tahliye etmek istediğinde mal sahibine en az 6 ay öncesinden ulaşacak şekilde bildirmeyi taahhüt ettiği düzenlenmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle, davalının kiralananı ihbar koşuluna uymadan tahliye ettiği ve bu durumda feshin haksız olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece yeniden kiraya vermek için gereken makul süre 6 ay kabul edilerek; tespit edilecek tahliye tarihine kadar ödenmeyen kira alacağı ile -kiralanan taşınmazın yeniden kiraya verildiği tarihi geçmeyecek şekilde- tahliye tarihinden itibaren 6 aylık makul süreye ilişkin kira bedeli üzerinden yapılacak değerlendirmeyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3819, K. 2018/11282, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama