KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3881 E., 2018/2211 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen uyarlama davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının kiralananda 01.10.2006 başlangıç tarihli 15 yıl süreli kira sözleşmesi ile aylık 6.500 $ bedelle kiracı olarak bulunduğunu, sözleşmenin başlangıç tarihinden bu güne kadar hiçbir artış yapılmadığını belirterek kira bedelinin 01.10.2014 tarihinden itibaren aylık 13.500 $ olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında da taşınmazın kiraya verildiği tarihte arsa niteliğinde olup bu tarihte civarda herhangi bir yapılanma olmadığını, geçen 10 yıllık süre sonunda tamamen boş olan bölgenin bina yapılmak suretiyle iskan edildiğini böylece 7.470 m² genişliğine sahip bu arsanın bugün için büyük oranda değer kazandığını bu sebeple tespit davası açma haklarının doğduğunu beyanla kira bedelinin aylık 13.500 $ olarak tespiti istemine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile taşınmazın 01.10.2014 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin takdiren brüt 22.500 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekilince de temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin önceki yargılama sonunda verdiği 24.02.2015 tarihli hükmü, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2015 tarihli ve 2015/4304 Esas, 2015/261 Karar sayılı ilamı ile "... Mahkemece, kira bedelinin tespitine ilişkin şartların oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; Davacının davadaki talebi kira bedelinin uyarlanmasına da ilişkin olup mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında uyarlama
koşullarının varlığı hususunda da araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş ancak önceki yetersiz ve uyarlama davası ile ilgisi bulunmayan araştırmalar içeren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece, bozma doğrultusunda açıklanan ilkeler ışığında , uyarlama şartlarının oluşup oluşmadığı kapsamında yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3881, K. 2018/2211, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama