KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3929 E., 2018/8549 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2018
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki ...... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar 18/02/2014 tarihinde açtıkları iş bu dava ile; murisleri ...... Çetin'in yurtdışında olması sebebiyle ......'de bulunan taşınmazların idaresini 2004 yılında davalı ...'e verdiğini,bunun karşılığında ......
No:2/12 adresinde bulunan bağımsız bölümü Türkiye’ye döndüğünde kalabileceği bir ev olması ve davalının taşınmazlarını idare etmesi karşılığında bedelsiz olarak davalının oturmasına tahsis ettiğini, davalı ile murisleri arasında belirtildiği üzere sözlü bir vekalet ilişkisi doğduğunu,bu ilişki gereğince davalının murisin taşınmazları üzerinde bir kısım tasarruflarda bulunduğunu,davalının yaptığı harcamaların taraflarının da aralarında bulunduğu mirasçılardan tahsil edilmesi amacıyla açtığı ......
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/140 E. 2010/708 K. sayılı dosyasında davalının annesi olan mirasçı dışında diğer mirasçılar yönünden davanın reddine karar verildiğini, murisleri ......
Çetin'in ölüm tarihi olan 02/03/2009 ‘dan itibaren davalı tarafından işbu taşınmazların kira gelirlerinden müvekkillerine miras payları oranında ödeme yapılması gerekirken yapılmadığını, bununla birlikte davalının taşınmazlardan yeterince istifade ettiğini oysa ki murisin ölümü ile söz konusu taşınmazların bir kül halinde mirasçılara intikal ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yasal miras hakları oranında taraflarına verilmeyen geriye doğru tespit edilecek 5 yıllık kira/ecrimisil bedeli olarak 2.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. TMK'nun 640.maddesi uyarınca; mirasbırakanın ölümü ile miras, mirasçılara geçmekte ve miras üzerinde de iştirak halinde mülkiyet hükümleri cereyan etmeye başlamaktadır. Bu mülkiyet rejiminde mirasın bütünü mirasçıların tamamına ait olmakla tüm haklardan oluşan tereke üzerinde iştirak halinde ortaklık devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf hakları bulunmamaktadır. Tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri suretiyle veya terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davacıların, murisleri ......
Çetin ile davalı arasındaki şifahi anlaşma gereği davalının murislerine ait taşınmazlara ilişkin kiraları tahsil etmekte olduğunu ancak murislerinin ölümü sonucu davalı ile aralarındaki vekalet ilişkisinin sona erdiğini belirterek murislerinin ölümünden sonra işleyen ve davalı tarafından tahsil edilen kira bedellerinin veraset ilamındaki payları oranında taraflarına ödenmesi istemi ile eldeki davayı açtığı, ancak dosyada mevcut veraset ilamından muris ......
Çetin'in davacılar dışında da mirasçılarının bulunduğu, buna rağmen iş bu davada diğer mirasçıların davaya dahil edilmeksizin ve taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Oysa açıklandığı üzere, tereke adına takip edilecek olan davada tüm mirasçıların açılan davaya muvafakatlarının sağlanması veya davanın terekeye mümessil tayin edilerek sürdürülmesi zorunludur.
O halde mahkemece, muris ...... Çetin'in tüm mirasçılarının davaya dahil edilip muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanarak temsilciden davaya diyeceklerinin sorulması için davacı tarafa süre verilerek, taraf teşkili sağlandığı takdirde hukuki tavsifin mahkemeye ait olduğu da nazara alınmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek eksik ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
M.T/S.A
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3929, K. 2018/8549, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama