KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3937 E., 2018/11203 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2018
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalılardan ... Satış Mağazaları A.Ş. ile aralarında iki ayrı dükkana ilişkin 01.06.2002 ve 01.10.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmeleri bulunduğunu, diğer davalı ...'nun ise sözleşmede garantör olduğunu, davalı kiracının her iki kiralananı da 2005 yılı Temmuz ayı başında tahliye ettiğini, davalılar tarafından davacı aleyhine ikame edilen ...
14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/952 Esas- 2006/630 Karar sayılı dosyasında, davalının 2005 yılına ait Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları kira bedellerinden sorumlu olduğunun hüküm altına alındığını, davalının bahsi geçen döneme ait kira bedellerini ödediği halde genel giderlerden hissesine düşen bedeli ödememesi sebebiyle aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya dayanak icra takibi nedeniyle borçları bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi; "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.
Somut olayda; Davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takibinde talep edilen alacağa takip tarihinden itibaren aylık %10 gecikme faizi talep edilmiş, mahkeme tarafından da infazda tereddüt yaratacak şekilde HMK'nın 297. maddesine aykırı olarak, icra takip talebindeki faiz istemi dikkate alınmadan, takibin olduğu gibi devamına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3937, K. 2018/11203, 7 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama