KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3944 E., 2018/9373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
.....
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalılardan ...'a ait pansiyonda kalmak için davalı ile sözleşme imzaladığını ve davacıya teminat amacıyla bono verdiğini ancak pansiyonun soğuk olması nedeniyle pansiyondan ayrıldığını, ancak davalının sözleşmenin teminatı olarak verilen senedi iade etmeyerek diğer davalı ...'e ciro ettiğini ve bu davalının ...... sayılı sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine icra takibi yaptığını belirterek işbu senet yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuş,
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 sayılı Kanunun 2. maddesinde; "Bu Kanun her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” denilmekte, aynı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi ifade eder.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır.
6502 sayılı Kanunun, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile, “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini” düzenlenmiştir.
....
6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; dava, hizmet (konaklama) sözleşmesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup taraflar arasında herhangi bir kira ilişkisi yoktur. 6502 sayılı Kanunun 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle somut uyuşmazlığa bakma görevi tüketici mahkemelerinin görev alanına girmektedir. Açıklanan bu nedenle, görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3944, K. 2018/9373, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama