KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/3961 E., 2017/10698 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2017
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, taşınmazı iktisap eden, müvekkilinin burasını güzellik salonu olarak kullanacağını, kiralananın evine çok yakın olduğunu, davalının ihtara rağmen kiralananı tahliye etmediğini belirterek ihtiyaç nedeniyle tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Dava konusu taşınmazın halen market olarak kullanıldığı, davacının güzellik salonu üzerine iş yapan limited şirket ortağı ve münferit yetkilisi olduğu ve mevcut işinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı bu şirketin zarar ettiğini belirterek bir takım mali belgeler sunmuş, şirketin zarar etmesi nedeniyle halen tekstil şirketinde sigortalı olarak çalıştığına dair sigorta dökümlerini ibraz etmiştir.Davacı şirketi kapatıp kendi adına kiralananda güzellik salonu olarak faaliyet göstermek istediğini ileri sürmektedir.
Davacı halen ortağı ve yetkilisi olduğu limited şirketin zarar ettiğin beyan ettiğine göre, mahkemece bu şirketin ticari defterleri incelenerek kar zarar durmunun ve davacının şirketteki kazancının araştırılarak şirketin zarar edip etmediği, dolayısı ile davacının ihtiyacının samimi ve zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3961, K. 2017/10698, 22 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama