KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4064 E., 2018/1174 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; davalının halen brüt 650 TL kira ödediğini belirtilerek aylık kiranın 01/08/2013 tarihinden itibaren brüt 2.250 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir
Davalı ,son dönemde ödenen net kiranın 600 TL olduğunu davacıların fahiş artış istediğini, TBK.’nun 344. Maddesi gereğince ... oranı üzerinde zam istenemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece , endeks uygulanması gerektiği yönünde verilen bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama ile kira bedelinin aylık 1.125 TL olarak tespitine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 9.maddesi gereğince "davacı lehine vekalet ücretinin, halen ödenmekte olan aylık kira parası ile hüküm altına alınan aylık kira parası arasındaki farkın" "davalı lehine vekalet ücretinin ise, davacının talep ettiği aylık kira parası ile hüküm altına alınan aylık kira parası arasındaki farkın" bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanması" gerekmektedir.
Somut olayda;Mahkemece, her ne kadar hüküm fıkrasında davanın kabulü olarak yazılı ise de esasen davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiği halde yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine davacının talep ettiği aylık brüt kira parası ile hüküm altına alınan aylık brüt kira parası arasındaki fark üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3.kısmına göre belirlenecek nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi,yapılan yargılama giderinin , tarafların haklılıkları oranında paylaştırılarak taraflara yüklenmesi gerekirken tamamının davalı üzerinde bırakılması da isabetli değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4064, K. 2018/1174, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama