KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4159 E., 2017/10975 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2017
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili, mülkiyeti müvekkillerinin murisi ...'a ait taşınmazın 20.07.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, ...'ın vefatı ile taşınmazın mirasçısı davacılara intikal ettiğini, davacılardan murisin eşi ...'ın konut ihtiyacı olduğunu belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kira sözleşmesinin uzun yıllar oturmasına izin verileceği taahhüdü ile taşınmaza kapsamlı bir tadilat yaptığını, davanın süresinde açılmadığını, ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ihtiyacın zorunlu ve samimi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 Sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiraya verene aittir. Ancak kiraya veren durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir.
Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.
Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği TBK.’nun 350. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiraya veren veya kiraya veren durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin alt soyu ve üst soyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir.
Davaya dayanak yapılan 20.07.2012 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesinin kiralayan ... ile davalı arasında imzalandığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiraya veren ...’dir. Kiraya veren ... 29.09.2013 tarihinde vefat ettiği için dava mirasçıları ... ..., ..., ... ve ... tarafından açılmıştır.
Davacılardan ...'in de 14.05.2015 tarihinde yargılama sırasında öldüğü UYAP’tan alınan nüfus kaydından ve tanıkların beyanlarından anlaşılmaktadır. Davacılardan ...’in mirasçılık belgesi getirtilmeden davaya devam edilip karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle ...’in mirasçılık belgesinin dosyaya ibrazının sağlanması, mirasçılık belgesine göre taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığının denetlenmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4159, K. 2017/10975, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama