KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4376 E., 2018/11981 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2018
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; eşi ile birlikte bağımsız bölüm satın aldığını, aynı satın alınan dairenin altındaki 4 adet işyerine de 1/22 oranında hissedar olduğunu, söz konusu dükkanların davalı tarafından kiraya verildiğini, ancak kendisine hissesi oranında kira bedeli ödemediğini belirterek; 15.000,00 TL alacağının yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, üç adet dükkan bulunduğunu, ikisinin kiraya verildiğini, 2 nolu dükkanda kiracının masraf yaptığını, kira bedelinden düşülmek suretiyle kiraladığını, elde ettiği gelir olmadığını, kira gelirlerinin binanın ortak giderlerine ve çevre düzenlemesine harcandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazların davalı tarafından kiraya verildiği, taraflar arasında kira akdi bulunmadığı, davacının kira akdinin tarafı olmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava; dava konusu taşınmazın davalı tarafından dava dışı kişiye kiraya verilmesi nedeniyle kira bedelinin hissesi oranında tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 vd. maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.
Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir ve taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Dosyanın incelenmesinde; davalı ile dava dışı kişi arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanan kira bedelinin davacı tarafça taşınmaza hissedar olması nedeniyle davalıdan tahsili istemine ilişkin olmakla; davaya bakma görevi de genel mahkeme olan Asliye hukuk mahkemelerine aittir.
O halde mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nun göreve ilişkin hükümleri içerir 2. vd. maddeleri dikkate alınmak suretiyle, genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu düşünülerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4376, K. 2018/11981, 22 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama